Lazer Nedir?
Lazer, belirli bir dalga boyu veya dar bir dalga boyu aralığında, yüksek yönlülüğe ve yüksek koherens özelliğine sahip ışık üreten optik bir kaynaktır. Lazer ışığı, sıradan ışık kaynaklarına göre çok daha
yönlü, düzenli ve dar bir demet oluşturabilir.
“LASER” kelimesi İngilizce
Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation ifadesinin baş harflerinden oluşur. Türkçede genel olarak
“uyarılmış ışınım yayınımı ile ışığın kuvvetlendirilmesi” şeklinde ifade edilir.
Lazer ne zaman icat edildi?
İlk çalışan lazer,
1960 yılında Amerikalı fizikçi Theodore H. Maiman tarafından geliştirilmiştir. Maiman'ın geliştirdiği ilk lazer, yakut kristali kullanan bir
katı hâl lazeriydi.
Lazer teknolojisinin gelişmesiyle birlikte günümüzde gaz, katı hâl, yarı iletken ve fiber lazerler gibi birçok farklı lazer türü ortaya çıkmıştır.
Lazer ışığı ile normal ışık arasındaki fark
Güneş ışığı veya akkor lamba gibi geleneksel ışık kaynakları geniş bir dalga boyu aralığında ışık yayabilir. Ayrıca ışık farklı yönlere dağılır ve farklı faz ilişkilerine sahip dalgalardan oluşur.
Lazer ışığında ise belirli özellikler daha belirgindir:
| Özellik | Lazer ışığı | Geleneksel ışık |
|---|
| Dalga boyu | Genellikle dar bir aralıkta | Geniş bir aralıkta olabilir |
| Yönlülük | Çok yüksektir | Genellikle daha dağınıktır |
| Koherens | Yüksektir | Düşüktür |
| Demet yapısı | Dar ve yönlü | Geniş açılı yayılım gösterebilir |
| Enerji yoğunluğu | Uygulamaya bağlı olarak çok yüksek olabilir | Genellikle daha geniş alana yayılır |
Lazer ışığının “tek renkli” olduğu sıkça söylenir. Ancak gerçek lazer kaynaklarında ışık tamamen tek bir frekanstan oluşmak zorunda değildir;
lazerin spektral genişliği ve kullanılan lazer teknolojisi belirli bir aralıkta ışınım oluşmasına neden olabilir.
Benzer şekilde lazer ışığının tamamen aynı fazda olduğu ifadesi yerine, lazerin
yüksek derecede koherent olduğu belirtilmesi daha doğrudur.
Lazer nasıl çalışır?
Bir lazerin temel çalışma prensibi
uyarılmış yayınım (stimulated emission) olayına dayanır.
Temel olarak bir lazer sisteminde üç önemli bölüm bulunur:
- Kazanç ortamı (aktif ortam): Işık üretimini sağlayan malzemedir.
- Enerji pompalama sistemi: Aktif ortama enerji sağlar.
- Optik rezonatör: Genellikle iki aynadan oluşur ve oluşan ışığın güçlendirilmesini sağlar.
Enerji verilen aktif ortamdaki atom veya elektronlar daha yüksek enerji seviyelerine çıkar. Uygun koşullar oluştuğunda uyarılmış yayınım gerçekleşir ve fotonlar ortaya çıkar.
Bu fotonlar, diğer uyarılmış atomların da aynı özelliklere sahip fotonlar yaymasına neden olabilir. Böylece ışık
optik rezonatör içerisinde güçlendirilir.
Aynalardan biri ışığın büyük bölümünü geri yansıtırken diğer ayna ışığın belirli bir bölümünün dışarı çıkmasına izin verir. Böylece lazerin karakteristik ışık demeti elde edilir.
Lazer ışığının temel özellikleri
Lazer ışığının önemli özellikleri şunlardır:
- Yüksek yönlülük
- Yüksek koherens
- Dar spektral genişlik
- Yüksek ışık yoğunluğu
- Belirli koşullarda çok küçük bir noktaya odaklanabilme
Bu özellikler lazerleri ölçüm, haberleşme, tıp, sanayi, savunma, elektronik ve bilimsel araştırmalar gibi birçok alanda kullanışlı hâle getirir.
Lazerlerin kullanım alanları
Günümüzde lazer teknolojisi çok geniş bir kullanım alanına sahiptir:
- Fiber optik haberleşme
- Barkod okuyucular
- Lazer yazıcılar
- CD/DVD/Blu-ray optik sistemleri
- Lazer kesim ve kaynak makineleri
- Endüstriyel ölçüm sistemleri
- Tıbbi ve cerrahi uygulamalar
- Göz tedavileri
- Mesafe ve konum ölçümü
- Spektroskopi
- Bilimsel araştırmalar
- Holografi
- 3D tarama ve LiDAR sistemleri
Lazer ve elektromanyetik spektrum
Lazerler yalnızca görünür ışık üretmez. Kullanılan aktif ortama ve tasarıma bağlı olarak
kızılötesi, görünür ve morötesi bölgelerde çalışan lazerler bulunabilir.
Elektromanyetik spektrumda görünür ışığın frekansı yaklaşık
400–750 THz aralığındadır. Kızılötesi ışınım daha düşük frekanslara, morötesi ışınım ise daha yüksek frekanslara uzanır.
Bu nedenle “lazer çok yüksek frekansta çalışır” ifadesi genel olarak doğru olsa da lazerin frekansı,
hangi dalga boyunda çalışan lazerden söz edildiğine bağlıdır.
Lazer kullanırken dikkat
Lazer ışığı, özellikle yüksek güçlü lazerlerde, göz ve cilt açısından ciddi tehlike oluşturabilir. Göz merceği lazer ışığını retinada çok küçük bir noktaya odaklayabildiğinden, düşük güçlü görünen bazı lazerler bile doğrudan göze tutulduğunda zarar verebilir.
Bu nedenle lazerlerin
güç sınıfına, dalga boyuna ve kullanım amacına uygun güvenlik önlemleri alınmalıdır.
Sonuç
Lazer; uyarılmış yayınım prensibinden yararlanarak, yüksek koherensli, yönlü ve genellikle dar spektrumlu ışık üreten bir sistemdir.
Theodore H. Maiman'ın 1960 yılında geliştirdiği ilk çalışan lazerden günümüze kadar lazer teknolojisi büyük ölçüde gelişmiş ve modern elektronik, haberleşme, tıp ve sanayinin önemli teknolojilerinden biri hâline gelmiştir.